Gelişim Psikolojisi
Bu alan bizlere insanın yaşam dönemleri boyunca bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan gelişimini açıklıyor. Örneğin 4 yaşındaki bir çocuğun önüne iki eşit uzunlukta ve genişlikte bir bardak koyalım ve bardakların eşit olduğunu teyit edelim ardından bardakların birindeki suyu daha ince ve uzun bir bardağa boşaltalım, bu 4 yaşındaki çocuk ince ve uzun bardaktaki suyun daha fazla olduğunu iddia edecektir, yani başta eşit olduğunu bilse de yine de uzun bardağı seçiyor. çünkü henüz maddelerin korunumunu edinememiş, onun için daha çok görüntü anlamlı. Aynı deneyi 7 yaşındaki bir çocuğa sorduğumuzda ise suyun kap şekli ne olursa olsun miktarın eşit olduğunu söylemesi aslında bize gelişim psikolojinin tam olarak ne olduğu hakkında bir örneğini anlatıyor. İki çocuğun da gelişim düzeyleri birbirinden farklı ve bulundukları gelişim düzeyine göre farklı çıkarımlarda bulunuyorlar. Bu da bize psikolojinin ve insan davranışlarının insanların bulundukları gelişim düzeyine göre farklılaşabileceğini insanın gelişiminin hayat boyu devam etmesinin ve gelişim psikolojinin önemi hakkında bilgi veriyor. Bu deney Piaget’e ait ve Piaget deyince akıllara genellikle 3 dağ deneyi geliyor. Kısaca bu deneyden de bahsetmek gerekirse Piaget’nin bu deneyle amaçladığı şey çocuktaki ben merkezciliğin yani diğer adıyla egosantrizmin yoğun olduğu yaşlar, çoğul bakış açısını kazandığı ve empati gibi duygularının geliştiği zamanların tespitini yapmak. Deneyde 3 boyutlu maket dağ, oyuncak kedi ve ağaç masaya koyuluyor ve başına bir çocuk oturtuluyor. Ardından çocuğa masada ne gördüğü soruluyor. Çocuk doğal olarak kedi ve oyuncak cevabını veriyor. Sonra çocuğun karşısına da oyuncak bir ayıcık oturtuluyor ve bu ayıcığın ne gördüğü çocuğa soruluyor. Çocuk yine aynı cevapları veriyor, halbuki ayının perspektifinden dağ nedeniyle kedi ve ağacı görme ihtimali yok. Bu da bize çocukların henüz benmerkezci düşündüğünü, sadece kendi üzerinden dünyayı değerlendiğini gösteriyor. İşte tüm bu deneyler, bizlere doğumdan ölüme kadar tüm gelişim dönemleri ve gelişimsel psikoloji hakkında bilgi veriyor.
Sosyal Psikoloji
Sosyal psikoloji, insanları ve sosyal olayları algılayış şeklimiz, karşılıklı kurduğumuz ilişkilerimiz, sosyal çevreden nasıl etkilendiğimiz ve sosyal çevreyi de nasıl etkilediğimiz konularını inceliyor. Yani insanların birbirlerini algılamasında etkili olan tutumlar, sosyal algı, sosyal normlar, değerler, önyargılar, kalıpyargılar, uyma ve itaat gibi önemli değişkenler sosyal psikolojinin çalışma kapsamına giriyor.
Eğitim Psikolojisi
Eğitim psikolojisi, bireylerin eğitim süreci kapsamında nasıl öğrendiğini, öğrenme ve öğretme süreçlerini ve bu süreçlerin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları inceliyor. Eğitime ilişkin görüşleriyle William James, Thorndike ve John Dewey eğitim psikolojisinin kuramsal açıdan şekillenmesine önemli katkılarda bulunmuşlar. James bilgilerin doğal çevreden elde edilmesinin öneminden bahsetmiş ve öğrencilerin dersleri var olan bilgilerinin ve anlayışlarının üzerine temellendirilmesinin zihinsel gelişimleri açısından değerli olduğundan söz etmiştir. Thorndike, eğitim psikolojisinde ölçme ve değerlendirme çalışmalarına yönelik akımı başlatmış ve öğrenme sürecine ilişkin ilkeler ortaya koymuştur. Öğrenme sürecini araştırırken ise sınıf gözlemlerini önemsiz bulmuş ve daha çok laboratuvar ortamında ortaya koyduğu deneysel araştırmalarına yoğunlaşmıştır. Aynı zamanda burada kediler ile yaptığı deneyler sonrasında öğrenmenin deneme - yanılma sonucu meydana geldiğini saptamıştır. Sonuç olarak Thorndike’ın deneme - yanılma sonucu öğrenme ve ölçme değerlendirme üzerine yoğunlaşması eğitim psikolojisi alanına önemli katkıda bulunmasını beraberinde getirmiştir. John Dewey ise daha çok psikolojinin eğitim alanında uygulama olarak yansıtılması açısından önemli katkılara imza atmıştır. Dewey, eğitimde çevreyi ve gerçek yaşamın varlığını önemsemiş, çocuklara yalnızca akademik konuların öğretilmesinin yeterli olmayacağını savunmuştur. Yani Dewey için öğrencilerin içinde bulunduğu sınıf ortamı gerçek yaşam ve öğrenmenin kol kola olduğu bir ortam olmalıdır.
Klinik Psikoloji ve Danışmanlık Psikolojisi
Aslında bu iki alan birbirleriyle oldukça örtüşüyor. Her ikisi de psikoterapi ve danışmanlığı bünyesinde barındırıyor. Etimolojilerini ele almak gerekirse klinik kelimesi yunanca yatak anlamına gelen ‘kline’ kelimesinden geliyor. Danışmanlık ise latince danışma anlamına gelen ‘consulere’ kelimesinden geliyor. Klinik psikoloji insanlara duygusal, davranışsal ve düşünsel açıdan yardımcı olmayı ve insanların sosyal çevresiyle daha uyumlu etkileşimler kurabilmesine yardım etmeyi hedefler. Aynı şekilde danışmanlık psikolojisi de insanların kendi hayatlarının farklı yönleriyle ilgili kararlar alabilmesine yardımcı olabilecek ilgi ve yeteneklerinin gelişmesini amaçlar. Bu iki psikoloji alanı arasında ayrım yapmak gerekirse klinik psikoloji daha çok patolojik ve zihinsel problemleri olan bireylere odaklanırken danışmanlık psikolojisi nispeten daha sağlıklı bireylere danışmanlık ve rehberlik hizmeti sağlamaya odaklanıyor. Sonuç olarak her ikisinin de ortak hedefleri bulunup her ikisi de çoğunlukla birlikte ve benzer ortamlarda çalışırlar.
Endüstri ve Örgüt Psikolojisi
Bu alan uygulamalı bir alan. Psikolojinin davranışlar ve nedenleriyle ilgilendiğini biliyoruz, endüstri ve örgüt psikolojisi de davranışlarla ilgilenir ancak iş yaşamı içerisindeki davranışlarla. Amacının ise iş yaşamı içerisinde kişinin iş doyumunu, motivasyonunu ve performansını etkileyen faktörleri saptamak, ardından iş doyumunu ve performansı arttırmaya yönelik yöntemler geliştirmek olduğunu söyleyebiliriz. Aslında bu alan iki şekilde karşımıza çıkıyor: hem bilim alanı olarak hem de uygulama alanı olarak. Bilimsel çalışmalarla ilgilenen endüstri ve örgüt psikologları iş yaşamındaki faktörler arasındaki ilişkiyi ele alır ancak burada nesnel bir çalışmadan söz etmiyoruz. Önemli olan birbirini etkileyen faktörlerin neden etkilediğini açıklamak. Bir örnekle bu alandaki bilimsel çalışmaları açıklayalım: bir endüstri ve örgüt psikoloğu bireyin ilk iş deneyimlerinin daha sonraki meslek hayatındaki başarısı üzerindeki etkisini araştırarak yeni bir kuram ortaya koyabilir veya işveren ve iş gören arasındaki iletişimin işten ayrılma oranına etkisi üzerine bir çalışma yapabilir.
Uygulama alanı olarak ise endüstri ve örgüt psikologluğu genellikle insan kaynakları bölümünde yer alan aktif bir meslektir. Bu pozisyonda çalışan psikologlar işe alım sırasında doğru iş gören seçimi için adaylara kişilik testleri veya psikolojik testler uygulayabilir, iş görenlere kariyer planlama, örgüt içi eğitimler ve problem çözme konusunda danışmanlık hizmeti verebilir. Ayrıca işe alım, oryantasyon ve performans değerlendirme konularında program geliştirme yeteneğini kullanabilir.
Psikometri
Çoğumuz internette yer alan kişilik testlerini çözmüşüzdür. Ya da bazılarınızdan işe alım süreci sırasında IQ testi gibi zekâ testleri istenmiş olabilir. Peki bu testlerin nasıl geliştirildiğini biliyor musunuz? İşte bu noktada devreye psikometri giriyor. Psikolojinin bu alt alanında uzmanlaşmış kişiler yani psikometristler ölçekler, zekâ ve kişilik testleri gibi ölçme araçlarını geliştirmek ve kullanılabilirliği ölçmek üzerine çalışırlar. Bir diğer çalışma alanı olarak ise ölçme kuramları ile ilgili araştırmaları örnek verebiliriz.
Psikolojinin diğer alanlarıyla oldukça iç içe bir alan çünkü klinik psikoloji, sosyal psikoloji endüstri ve örgüt psikolojisi gibi psikolojinin uygulamalı alanlarında kullanılan test ve yöntemler psikometristler tarafından geliştiriliyor.
Deneysel Psikoloji
Adından da anlaşılacağı üzere insan ve hayvan davranışlarını ve zihinsel süreçlerini Deneysel araştırma yöntemleri ile inceleyen psikolojinin alt alanı. Burada konudan çok yöntemlerden bahsediyoruz. Diğer alanlarda kullanılan yöntemler de zaten deneysel psikoloji kapsamında yer alıyor. Günümüzde daha çok motivasyon, duygu ve toplum psikolojisi üzerine çalışmalar yapan deneysel psikolojinin diğer çalışma konuları ise gelişimsel psikoloji, bilinç, öğrenme bellek, nöroloji olarak sıralanabilir. Burada ilk psikoloji laboratuvarın kurucusu Wundt’u anmadan geçemeyiz. Kendisi her ne kadar deneysel psikolojinin kurucusu sayılabilecek konumda olsa da bu alana büyük ölçüde katkıları olan ve yön veren kişi kuşkusuz Ivan Pavlov’dur. Pavlov’un köpek deneklerle yaptığı klasik koşullanma deneyi buna büyük bir örnektir.
Adli Psikoloji
Hukuk ve psikoloji alanlarının kesişimi diyebiliriz adli psikoloji için. Amerikan Psikoloji Birliğinin yaptığı tanıma bir bakalım: “Psikolojinin bilimsel, teknik ya da uzmanlık bilgisini hukukun özellikle yasal, idari ya da sözleşmeyle ilgili alanlarına uygulayan psikolojinin herhangi alt disiplini içinde çalışan bir psikoloğun profesyonel pratiğine” adli psikoloji denir. Adli psikologlar mahkemelerde suçlu ya da mağdurun dinlenmesinde, polis sorgulamalarında veya suçun önceden tespitinde yasal sürece eşlik ederler. Burada bahsettiğimiz eşlik etme durumu bildiğimiz bir danışmanlık hizmeti ya teröpatik bir süreç değil. Adli psikolog da yaptığı görüşmelerde kendisinin psikolog olduğunu ancak yapılacak görüşmenin yalnızca bir değerlendirme amacı taşıdığını yani terapi olmadığını karşısındakine açıklamalı. Adli psikoloğun görevi edindiği bilgileri raporlaştırarak ilgili makama sunmak ve bu noktada gizliliğin büyük bir önemi var. Tabi bu bahsettiklerim suç soruşturmalarındaki ve mahkemelerdeki görüşmeler için geçerli. Adli psikologlar ayrıca cezaevinde olanlar için rehabilitasyon hizmeti verebilir ya da denetimli serbestlik döneminde gözlem programı oluşturup izlemeye yönelik hizmetler verebilir.
Spor Psikolojisi
Hangi spor dalına bakarsak bakalım orda mutlaka rekabeti ve beklentiyi görürüz. Bu rekabet ortamı ve sporculardan beklentiler doğal olarak sporcularda strese neden oluyor ve bu stres çoğunlukla performansları olumsuz etkiliyor ve ardından daha çok stres olunuyor. İşte bu stres kısırdöngüsünün içinden çıkabilmeleri için sporculara spor psikologları destek oluyor. Kaynaklara baktığımız zaman iki tane tanımla karşılaşıyoruz:
“Fiziksel aktiviteye katılanların ve sporcuların, bireysel olarak gelişim ve performanslarını artırmak için spor ve egzersiz alanında uygulanabilen psikolojik kuramların belirlenmesi ve uygulama çalışmalarının bilimsel bir alanı’’ olarak tanımlanmaktadır.
Başka tanımda spor psikolojisi, “spor içinde yer alan insan davranışlarıyla ilgili sorulara yanıt bulmaya çalışan spor ve egzersiz biliminin bir dalı” şeklinde de tanımlamaktadır.
Bu tanımda spor psikolojisinin ayrıca spor ve egzersiz bilimlerinin bir dalı olmasının vurgulanması önemli bir nokta. Bir diğer önemli nokta ise spor psikolojisinin yalnızca bir tedavi süreci değil ayrıca bir eğitim süreci olduğudur. Spor psikolojisini ikiye ayırıyoruz: Performans yükseltici spor psikolojisi ve performansı etkileyen psikolojik faktörlerin giderilmesi.
Yorumlar
Yorum Gönder